Archives Haziran 2020

Yoldaki Sis / #ozanlayolda 9. ve 10. Gün

Geçen hafta da aynı şey oldu, bu hafta sonu ister istemez insana bir tembellik veriyor. Aklımdakileri hayata geçirirken bir rahatlık bir salıverme hissi kaplıyor içimi. Ama bu durumun belki de “çok şey” olmasından kaynaklı olduğunu düşünüyorum.

Beni tanıyanlar bilirler, çok hareketli ve hızlı adımlar atmayı seven bir insanım. Bu yüzden beyin fırtınalarının olduğu, düşünce kalıplarının zorlandığı ortamları ve yeni şeyler üretmeyi çok severim. Çok şey biraz fazla kalabalık değil mi? Bence de. Anlattıklarımın hepsi iyi güzel ama dengeyi koruyabilirsek eğer.

Kafamda ya da hayatımda çok şey olduğu zamanlarda aklıma gelen ilk kelime hep düzen oluyor. Ama düzene bakış açım Satürn’ün halkalarının aslında taşlardan, kayalardan oluştuğunu öğrendiğimde değişmişti. “Çok şey” olması problem değil. “Dans eden yıldızlar doğurmak isteyen, önce kendi içinde büyük taşkınlıklar ve kaos yaşamak zorundadır.” diyor kitapta. Bazen bir kaos bazen bir sakinlik. Hepsi güzel. Büyük resmi ya da detayları görebiliyorsak.

Yol Çalışmaları / #ozanlayolda 8.Gün

Her şey mükemmel mi? Gelin biraz bu konu üzerinde düşünelim. Dün asıl hedeflerim için günlük olanları gerçekleştirirken bazı sorunlar ile karşılaştım. Bu sorunlardan kimisi geçmişten bugüne aktarılanlar, kimisi iletişim problemlerinden kaynaklı durumlardı.

Odak noktamız sorunların büyüklüğü ya da küçüklüğü değil, hatta anlatsam belki de hep birlikte güler geçeriz. Üzerinde düşündüğüm nokta “sorun” olmasıydı. Peki sorun olması ne kadar kötü bir şeydi? Sorun var ve bunun farkındaysam kendimi çok şanslı hissediyorum. Diğer yandan problem yaşadığımda temeldeki nedeni bulamadığımda en çok zorlandığım anlar doğuyor.

Bütün bu sorunları ben yoldaki tadilat çalışmalarına benzetiyorum. Bir yol var gidilmesi gereken, o yolu daha iyi hale getirebilmek adına düzenlemeler yapılıyor. Evet bu çalışmalar insanı bazen yavaşlatıyor ama bütün hizmet yine kişinin kendisine. Evet bence her şey mükemmel. Her şey olması gerektiği gibi.

Yola Bakmak / #ozanlayolda 7.Gün

Dün sabah yazdığım kervanı yolda düzmek yazımın üzerine verimli bir gün geçti. Yazıyı yazdıktan sonraki düşüncem; eğer kervanı yolda düzeceksek yola bakmaktan başka seçenek yok. Çünkü yola bakmadan, yolun ne getireceğini ve kervana neler ekleyeceğimi bilemem dedim kendime ve gün başladı.

Önce Kanada’da yaşayan bir arkadaşım ile bir görüşme yapıp, Kanada dair bilgiler ve oradaki fırsatlar hakkında konuştuk. Daha sonrasında da Almanya’da yaşayan arkadaşım ile benzer konu başlıkları hakkında sohbet ettik. Bu sohbetlerin çıktıları elbette var. Ancak kilit nokta, bu görüşmeleri yapmak için karşılıklı olarak ortam oluşturma niyetimizdi.

Hepimiz bir şeyler yapıyoruz, bir yere gidiyoruz, bir şeyi hedefliyoruz. Ancak bu süreçte yolculuğu unutup yola bakmadan gitmeye çalışıyoruz, bu da bazen kazalara sebebiyet verebiliyor.

Bu sıralar en net hedeflerimden birisi uzun zamandır bitirmediğim okulu bitirmek için gerekli olan stajlarımı yapmak. Dün yaptığımız bu görüşmeler bana staj sürecim hakkında farklı bakış açıları kattı. Fark etmemiz gerek; yolda başımıza bir şeyler mi geliyor, yoksa yol fırsatlar mı sunuyor?

Kervanı Yolda Düzmek

Karar alma noktalarımda her zaman her şeyin daha iyi olmasını beklerdim hep. Hep bir şeyler daha olsun, şu da yapılsın gibi tonlarca düşünce olurdu kafamda. Yine büyük bir hata yaptığımı fark ettim.

Mükemmelliyetçi olmak kötü bir şey değil ancak nerede nasıl kullanacağınızı bilirseniz. Aksi takdirde her şeyin mükemmel olması için çaba göstermek insanı yavaşlatıp, ardından da tembelliğe alıştırıyor. Ve merhaba, mükemmel derecede bir tembelsiniz artık!

Var olanı olduğu gibi kabul edip, her adımda üzerine koyarak ilerlemek gerekiyor. Hedefimiz, hayallerimiz, amacımız, kendimizi adadığımız her ne ise o zaten mükemmel. Oraya giden yolu ve bu yolculuğu anlamlı kılan ise yolda olanlar olacak. Hiçbir takım direkt şampiyon olamazken, hiçbir ürün de son haline direkt gelemiyor.

Şimdi adım, adımlar atmak gerek. Ne için yürüyorsak, ne için yaşıyorsak. Şimdi her şey hazır ve tam zamanı.

Yola Adanmak

Eğer benim gibi yeni kararlar almış ya da kendi hayatınızda almak üzereyseniz hazırlanın, en kilit noktalardan birini konuşacağız.

Bütün yolculuklar bir işaret ile başlıyor. Bu işaretler ya bulunduğunuz yerin size artık dar gelmesi ya da bütün şartların değişmesi gibi sebeplerle ortaya çıkabilir. İşaretler bazen bir kitap, bazen bir film, bazen de bir insan ile karşınıza gelebilir.

Hepsinin ötesinde yola çıkma kararı aldığınız andan itibaren asıl konu o kararlılığı devam ettirmektir. O yola çıkış anındaki tavrınız neyse bunu yolculuk boyunca daim kılmaktır.

Kararlılıktan sonraki adım için iz bırakmış bütün hikayeleri düşünün. Hepsinde yürüdükleri yolda sahip oldukları ya da olacakları her şeyi o yola dair kullanmışlardır. Bütün benliğinizle attığınız adımlarla bir olmazsanız, bir yerden sonra tökezlemeye başlıyorsunuz.

Yine benim için günün farkındalığı çıkarttığım derslerden geliyor. Sürekli duyduğum kelimelerden biriydi, sabırsızsın. Bu yıl anladım sabretmenin ne demek olduğunu. Sabırla, sebat ederek, benliğinizi yola koyarak atmak gerekiyormuş adımları. Adımlarınız kararlı, içiniz ferah ve sevgi sizinle olsun.

Yol Arkadaşları

Günün sabah farkındalığı Babam ile yaşadığımız bir durum üzerinden geliyor. İkimiz de farklı yatırım araçlarına yatırımlar yapıyoruz. Bir yandan da birbirimizle öngördüğümüz artış veya yükselişleri paylaşıyoruz. Bugün sabah kendi stratejimden çıkıp onu dinlediğim için ayrı ayrı senetler üzerinde ciddi artışları kaçırdım.

Babamdan çok şey öğrendim, daha 6. sınıfta beni çalışmaya teşvik etmesi ile başlamıştı benim girişimcilik yolculuğum. Hayatıma geri dönüp baktığımda karar verme anlarında etrafımızdaki insanların ne kadar etkili olduğunu görüyorum.

Herkes kendi yolunda yürüyor. Fikir almak, akıl danışmak, “mentorlük”, deneyimleri dinlemek önemli şeyler. Ama yapılması gereken kendi hayatınızı yaşarken bütün bunları kendi süzgecinizden geçirmek olmalıymış. Bu da bu yaşıma kadar aldığım derslerden biriydi. Demek ki tam olmamış, bu sabah yeniden hatırlattı.

Yolda Olmak

Bugün hafta sonunun psikolojik olarak vermiş olduğu rahatlığıyla başladım güne. Gri bir hava, hafiften bahar serinliği var ama büyüdüğüm bu şehirde yıllardır duymadığım kadar kuş sesiyle bir sabah.

Tolstoy’a göre iki şekilde başlıyor bütün muhteşem hikayeler; ya şehre bir yabancı geliyor ya da birisi yolculuğa çıkıyor. Tam olarak ikinci kısımdayım. Hoş zaten kendimi bildim bileli yeni bir yere giderken heyecandan yerimde duramam.

Aldığım kararı bireysel mentorlerimden birisiyle konuştuğumda net olarak çözümü bilmediğimi belirttim. Yine burada ilham verici bir sözle enerji kazandım. “Görmek istediğin değişimin kendisi ol.” diyordu Gandhi. Aynı konuşma içerisinde muhteşem bir çözüm nasıl olur diye konuştuğumuzda ise, muhteşem bir çözüm hikayesi yazmamı söyledi. Bu da beni yazmak konusuna daha çok yakınlaştırdı.

Evet gelecek günlerde bir blogla devam edeceğiz ve bütün bu hikayeyi orada birleştireceğim. Bugün ve bundan sonraki her gün bu yolculuğa eşlik ediyorsanız, keyifli anlar dilerim. Bakalım kahramanımızı neler bekliyor…

Olanlar, Olması İstenenler, Olacaklar

Yeni bir yola doğru ilk adımlarımı attığım bu günlerde, her yola çıkmadan önce olduğu gibi yapılması gerekenleri yapmam gerekiyor. Başlamak için her şeyin tamamlanmasını beklemek insana zaman kaybettirmekten başka bir şey getirmiyor.

O yüzden elde ne var önce onları anlayıp ardından istenilen ve ihtiyaç duyulanları biraz da kervan yolda düzülür mantığı ile gerçekleştirmeye karar verdim. Sahip olduklarımız bizi biz yapan şeyler olmakla birlikte, neler yapabileceğimizin de sırlarını vermekteler.

Bugün sabah meditasyonumun ardından gördüğüm en net şey yeniden sevginin gücü oldu. Her nerede, neyi, kimle yapıyorsanız en kilit noktası sevgi. Şimdi içimde koca bir sevgi var. Kendime, hayatıma, benim için özel birisine, insanlara, yaptıklarıma, yolculuğuma karşı koca bir sevgi…

Sevgi bize ilk heyecanı vermekle birlikte ardından onun gücünü korumamız gerekmekte. O da ancak ve ancak farklı noktalarda edindiğiniz bilgi ve farkındalıklar ile oluyor. Benim hayatımdaki süreç bilgiyi deneyimlemekle gerçekleşiyor, aksi takdirde farkındalığa dönüşmüyor.

Bugün gün içerisinde sahip olduklarımı tekrar gözden geçirip, çıktığım yolculuğun niyetini belirleyip ve bu yolculukta atmak istediğim adımların en azından genel hatlarını belirleyeceğim.

Yeni yolculuğa Alesta!

Uzun zamandır yaşadıklarım bana gösterdi ki artık radikal kararlar alıp, yeni bir değişim yaratma vakti. Bütün öğrendiklerimi ve yaşadıklarımı zaman içerisinde paylaşacağım.

Bilgiyi deneyimle birleştirdiğinizde harika bir farkındalık oluyor. Kendi bireysel girişimcilik serüvenimden ve ardından gelen serbest çalışma sürecimden öğrendiğim en güzel şey, vazgeçmemek. Hepsini dün itibari ile sonlandırdım. Artık farklı bir kariyer yolculuğu beni bekliyor. Ne mi olacak? İnanın bilmiyorum.

Net hedeflerimin arasında artık okulumu bitirmek ve çağdaş değerlere sahip olan bir şirkette kariyerime devam etmek var. Zaman bize neler gösterecek heyecanla bekliyorum, şimdi bu serüveni de yaşayıp hayallerime doğru ilerleme vakti.

Herkesin pruvası neta, rüzgarı kolayına olsun!

Visit Us On YoutubeVisit Us On LinkedinVisit Us On Twitter