Bir Vakıf Hayat Değiştirir mi? / #ozanlayolda Gönüllü Gönderi

Sabah 10’da toplantı var, İş Bankası TUTOM’a gitmek gerekiyor. Havalimanından yeni çıkmışım, erken saat uçuşunun garip bir yorgunluğu var üzerimde. Telefon çalıyor “Ozan, ben indim seni bekliyorum.”, bagaj bölümünden çıktıktan sonra gözleri ışıl ışıl yodin seni karşılıyor. Saate bakıyoruz, henüz vakit var ve bir sabah kahvesi çok iyi olur diye kararlaştırıyoruz. Sanki yıllardır görüşmüyormuş gibi, uzun uzun sohbetlere dalıp saatleri eritiyoruz. Hareket vakti…

TUTOM civarına gelince ekibin geri kalanını arıyoruz, nerelerdesiniz? Herkes birlikte, Uğurcan ayrı geliyor. “Alo Uğurcan neredesin Abi?”, “Çok az kaldı geliyorum.” diye bir cevap geliyor ama ses tonundan belli enteresan bir şey çıkacak. Garip görünümlü bir taksi ile Uğurcan geliyor, yüzünde kahkahaya yakın bir gülümseme. Sarılıyorsun, nasılsın iyi misin… Üzerine bir de taksi yolculuğu anıları, patlatıyoruz kahkahaları. Sanki yıllardır görüşmüyormuş gibi…

İki farklı insan, ardı ardına yaşanan iki farklı hikaye. Uzu yıllardır beraberizi gibi değil mi? Değil. Yodim olan Berfu’yu da Uğurcan’ı da o sabah hayatımda ilk defa gördüm ve konuştum. Şimdi bütün bu duyguları alıp, hikayedeki insan sayısını 200’ün üzerine çıkartalım. Nasıl? Bütün Alumni ve Fellowlar, ekibi, yönetim kurulu ve mütevelli heyetiyle koca bir aile. Girişimcilik Vakfı’na hoşgeldiniz!

Yıl 2016, son aşama hariç bütün seçim aşamaları sonuçlanmış sadece son adım kalmış. Heyecanı en yüksek olanı… İkinci kez giriyorum ofis binasının kapılarından, ilk sene yine son aşamaya kadar gelmiştim oradan tanıdık geliyor yollar. Ama bundan ötede bir his var, kendini ait hissetmek; işte o yer demek kendi kendine. Sıran geliyor ve mülakata alınıyorsun. Karşında kim var Sina Afra ve o muhteşem ekip, yıllardır sahnede konuşma yapsan da program sunsan da bir heyecanlanıyorsun. Dakikaları saniyeler gibi geçiyor, kendi kendine diyorsun ki sanırım bu sefer oldu. Asıl heyecan o andan sonra başlıyor bekle ki sonuçlar açıklansın, insanın içi kıpır kıpırken beklemek nasıl zor gelir ama? Sonra bir akşam saati, bir eposta geliyor; yine Sina Afra’dan, aramıza hoşgeldin!

Farkın özgürlüğün, cesaretin girişimin olsun…

Eğer benim gibi bir karakterdeyseniz Dünya’nın geriye kalanı ne yapıyor, benim gibi düşünenler nerede diye sürekli merak ediyorsunuz. Fark yaratmak için, farkını gösterme cesaretinde bulunan insanlarla değişiyor bütün Dünya. İlk FellowUp’tan bu yana açıkça belli ki, evet Ozan senin gibi olan insanlarla birliktesin. Bambaşka prensiplerden, bambaşka hedeflerle yola çıkmış yol arkadaşların. Bana sorduklarında Girişimcilik Vakfı senin için ne ifade ediyor diye; Düşler sahnesinde, düşleyenlerle düşüp kalkmak derim. Evet tam olarak Düşler Sahnesi’ne hoşgeldin!

FellowUplardaki misafir konuşmacılar, mütevelli heyeti yemeklerinde deneyimlerini dinlediğimiz birbirinden değerli isimler, yurt dışı seyahatleri ( Tel Aviv maceramı bilenler burada kesin gülümsüyor olacak ), Giveback Gala’da Dünya’nın önde gelen isimleriyle buluşmak, takım olarak yaptığımız projelerde tanıştığımız şirket yöneticileri ve pandemi döneminde beni her etkinlikte enerji dolduran #DijitalEvimizGirvak … Her anında, sana dokunan diğer parçana hoşgeldin!

Benim için üretkenliğin ve her yeni başlangıcın sembolüdür kadın olmak. Kayıtsız şartsız sevginin Dünya’ya gelmesinde aracılık yapandır. Az önce anlattığım bütün anlarda bu etkiyi gerçekleştiren ekibimizin parçası kadınlarımız… Ansızın gelen bir mesaj, Ozan ne yapıyorsun? Anlat bakalım. Mehru Aygül’den geliyor o mesaj, vakfımızın genel müdürü. Genel müdür diyince o ciddiyet hepimize geliyor değil mi? Eh tabi öyle. Ama öyle bir genel müdür ki, hiç kimseye açmadığınız kadar kendinizi açıyorsunuz, kimsenin bilmediklerini ona anlatıyorsunuz. Bütün yaptıklarımızı ince eleyip sık dokuyan, bütün zarafetlerini ve deneyimlerini aktaran Öykü, Cemre; aramızdan ayrılıp emek vermiş olanlar Elif, Ece ve aramıza yeni katılan Hale. Yine az önce anlattığım bütün etkinlerde kendilerine has enerjilerini hissettiren bütün Alumni&Fellow kadın arkadaşlarım. Dengenin güzelliği hissettiğiniz yere hoşgeldin!

Kusura bakmayın hem cinslerimden pek bahsetmeyeceğim, biz bizi biliriz. 🙂

İlk andan, bu satırları yazdığım ana ve bundan sonrasına kadar etkisini ve varlığını her daim hissedeceğim Girişimcilik Vakfı’nın bendeki anlamı çok büyük. Her bir parçasının kendinde farklı bir anlam bulduğu bir yer burası. Çok farklı, çok zengin, çok değerli. Anlatacak çok şey, yazacak çok anı var. Seçim süreci devam ederken içimden geçenleri bugün yazılarımı takip eden sizlerle paylaşmak istedim. Eğer şu an bulunduğunuz yerde bir üniversite öğrencisiyseniz ve hayatınızda çok etkili bir adım atmak istiyorsanız işte tam zamanı!

Girişimcilik Vakfı’na dair bana ya da diğer Alumni&Fellow arkadaşlarıma rahatlıkla sorular sorabilirsiniz.

Başvuru yapmak için : http://girisimcilikvakfi.org/